CoBAC Stage

NFT.İST

14 Ocak 2022 18:30
Blockchain teknolojisi ile hayatımıza giren Non Fungible Token'ın (NFT) keşfi ve bununla birlikte hem tüketim kültürü ve alışkanlıkları ile ilgili olarak kamuyu, hem de sanatın bir üretim, ürün ve meta olarak dolaşımını; değerini ve üretim araçlarını yeniden tartışmaya açması bakımından sanat dünyasını kelimenin tam anlamıyla salladı. Bu deprem kuşkusuz hem sanat dünyasının avant-garde'larını ve aktivistlerini hem de yaratıcı endüstri ve ona bağlı büyük bir sermaye ilgisini harekete geçirdi. İlk hareket noktası kuşkusuz "biricik olanın göz kamaştırıcılığı" ilhamıyla meydana gelen bireysel koleksiyonlardı. Bu koleksiyonlarda sanatçılar yalnızca birer sanat eseri (artwork) ortaya koymuş olmadı; aynı zamanda kendi yaratacakları evren[ler]in ilk item'lerini de bir araya getirmiş oldu. "Item" özellikle Y ve sonrası kuşakların yabancısı olmadığı bir sözcük; bilgisayar oyunları ile büyüyen üç jenerasyon için de anlam ifade ediyor. Şimdiyse bu sözcük yalnızca oyun evrenlerini değil, pek uzak olmayan bir gelecekte hemen hepimizin bir şekilde entegre olacağı çoklu evren (Metaverse) deneyimlerine içkin birtakım tasarımları da ilgilendiriyor. 

21. yüzyılın ikinci çeyreği, insanlığın "sanal persona"dan "dijital kimlik"e geçiş sancılarına ve küresel ölçekte bir optimizasyon hareketine sahne olacak.  Rönesans'ın "ütopyacı tahayyül"ü modern dünyada bir "simülakr" problemine, şimdiyse kendi başına üçüncü evrenler düşüncesine entegre olmayı bekleyen bir "Universe vs. Metaverse" karşıtlığına kapıyı araladı. Tüm bu tartışmalar aslında simülasyon kavramının önemli bir gündem olarak hem teknoloji, hem sanat hem de felsefe dünyamızın merkezinde durmaya devam ettiğini, cevaplanması gereken pek çok soru olduğunu gözler önüne seriyor. "Öte” işte bu tartışmalı konuları düşünmeye ve tartışmaya açmak istiyor. Bunu yaparken de önemli bir parçası olduğu dünyadan, NFT ekosistemi içinden sesini duyurmayı hedefliyor. Birbirinden bağımsız 20 sanatçının, CoBAC edisyonu olarak bir araya getirilen NFT eserlerinde mekânbağımsız bir düşünce yeşeriyor. “Her şeyin mümkün olduğu somut evren”den söz edebildiğimiz gibi aynı evrenin olanaklarıyla yaratılacak bir öte evrenden de kolayca söz edebilir miyiz? Öte evrenler, baştaki “masum” idealleri korumayı sürdürebilecek mi? Öte evren tasarımı küçük postmodern bir oyun olmanın ötesinde yeni bir simülakr deneyim mi?
İncele